MENÜ
reklam
reklam
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

VELİYİZ AMA! HERKES HADDİNİ BİLECEK

192 defa okunduYorumlanmadı, , kategorisinde, tarihinde yayınlandı

Bir milleti çökertmek istiyorsanız eğitim sistemini bozmanız yeterlidir. Son yıllarda milli eğitimde yaşanan şiddet olayları artık sabır sınırlarını zorlar hale geldi. Öğretmenin öğretmene , müdürün öğretmene, öğrencinin öğretmene, velinin öğretmene, öğrencilerin birbirlerine uyguladığı şiddet olayları sürekli gündem de olmaya başladı.

VELİYİZ AMA! HERKES HADDİNİ BİLECEK
reklam
reklam

Bir milleti çökertmek istiyorsanız eğitim sistemini bozmanız yeterlidir. Son yıllarda milli eğitimde yaşanan şiddet olayları artık sabır sınırlarını zorlar hale geldi. Öğretmenin öğretmene , müdürün öğretmene, öğrencinin öğretmene, velinin öğretmene, öğrencilerin birbirlerine uyguladığı şiddet olayları sürekli gündem de olmaya başladı. Bu olayın temeline baktığımız zaman özellikle televizyonla başlayan teknolojinin hayatımıza girmesi ve üstüne eğitim sisteminin kasten dejenere edilmesi diye görüyorum.

Son zamanlarda öğretmen arkadaşlardan sık sık duyduğum bir olay. Öğrenci ve velilerin öğretmenlere uyguladığı sözlü ve fiziki şiddet. Velilerin çocuklarının geleceği için yapmayacağı şey yoktur sanırım. Bizler çocuklarımızın eğitim hayatı için pek çok şeyi yaparken acaba terazinin dengesini kaçırıyor olabilir miyiz? Çocuklar öz güven edinsin derken saygı çerçevesini aşıyor olabilir miyiz?

Çocuklarımız rahat etsin derken evde her istediklerini yaparak, onlara sorumluk bilinci vermez birde üstüne iletişim kurmak yerine karşılıklı diyaloglarda emir kipleri ile hareket edersek. Daha ana okuluna yada birinci sınıfa giden bir çocuğun öğretmene vurma veya hakaret etme aşamasına gelecek tavırlar sergilenmesine ve çocuğun ileri ki yaşlarda karşılaşacağı pek çok sorunu da yanında getirmesine engel olamayız.

Bu hafta bir ana sınıfı öğretmeni arkadaşımın anlatımında çocuk sınıfın ortasında istedikleri gerçekleşinceye kadar bağırıyor uyarı ve ikazla karşı karşıya gelince öğretmene vuruyor. Bu tavır veliye iletildiğinde çocuğun geleceği için ne rehberlik servisinin uyarılarını dikkate alıyor nede öğretmenin tavsiyelerini. Bu davranışın sonunda öğretmenin sınıf içerisindeki otoritenin sarsılmasına neden olacağı gibi diğer arkadaşlarının da eğitim hakkına gasp haline gelmesine sebep oluyor. Bir diğer yandan çocuk sorumluluktan tutunda, toplum içi davranışların oturtulmasına hatta bir az daha üst boyutu ileride suç işlemenin normal bir olay gibi karşılanmasına sebep olacaktır.

Başka bir öğretmen arkadaşımızın daha birinci sınıfa giden bir çocuğun 29 Ekim haftasında bayrağı yırtarak yere atmasının karşılığında yaptığının hatalı bir davranış olduğunu söyleyerek bayrağı yerden aldırmasının karşılığında. Velinin okula öğretmeni şikayet etmesi yetmiyormuş gibi çocuğun öğretmene ettiği hakaretleri sanki öğretmen çocuğa kullanmış gibi davranması. Üstüne birde velinin çocuğa videolar çektirerek bunu şikayet unsuru olarak kullanması. Bu yaşta bir çocuğun bayrak karşında bu harekete veli olarak destek vermesi ilerleyen yaşlarda bayrak ve vatan sevgisinden yoksun çocuk olmasına sebep olacağı gibi dürüst olmanın erdemli faziletleri yerine yalanla her işi hallederim düşüncesinin oturtulmasına sebep olacaktır.

Hadi öğretmenler abartıyor diyelim bu ay derneğimiz üyelerinden bir velimiz ne yaparım diye geldiği başka bir konu yine ana okulunda gerçekleşti velinin çocuğun tavırlarını kabullenmesi üzerine diğer çocukların şiddete ve sözlü saldırıya uğraması. Bu da öğretmeni kurumu rahatsız etmesinin ötesinde diğer çocukların eğitim hakkına gaspa neden olduğu yetmiyormuş gibi sınıfta ki çocuklarında şiddete maruz kalmalarına yol açıyor veli de haklı olarak çocuğunun düştüğü duruma tedirgin oluyor.

Sözün özü eğitim ailede başlar bizler çocuklarımızın evdeki gerek iletişimine gerekse de sorumluluklarına dikkat etmediğimiz takdirde aileden çıktıkları ilk çevre olan okul ortamından başlayarak toplum içinde dışlanan, ötekileştirilen daha ileri ki yaşlarda başarısız daha sonra  ise suçlu olmalarına kadar ilerleyen bir sürecin asıl sorumluları oluruz. Sevgili veliler bizler okulda eğer haklarımızı arıyoruz derken başka insanların eğitim hakkına ve onurlarına karşı tavır alıyorsak farkında olmadan kendi çocuklarımıza hatalı davranışları yüklüyoruz demektir. Bu da yarın bir gün en başta evinizin içinde size ve çevresine bu hareketleri yapma cesareti verecektir. Kaş yapıyoruz derken göz çıkartmayalım haklarımızı savunurken başkalarının haklarını gaspetmeyelim.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün de dediği gibi “Öğretmenler!… Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.” Yani velilerin bilinci artsın istiyorsak yarının anne babaları öğrencilerinizi bilinçli yetiştirmek siz öğretmenlerimizin elinde olduğu unutulmamalıdır.

Sevgi ve saygıyla.

TÖVİŞ GENEL BAŞKANI

Feray ATALAY

Feray AtalayTüm Yazıları
www.ferayatalay.com.tr
reklam
Yorum Yaz