MENÜ
$Alış 5.7538Satış 5.7642
Alış 6.3654Satış 6.3769
£Alış 7.0138Satış 7.0504
reklam
reklam
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

SEÇMELİ DERSLER VE UNUTTURULMAYA ÇALIŞILAN KÜLTÜRÜMÜZ

75 defa okunduYorumlanmadı, , , kategorisinde, tarihinde yayınlandı

Kültür: Bir topluluğun tinsel özelliğini, duyuş ve düşünüş birliğini oluşturan gelenek durumundaki her türlü yaşayış, düşünce ve sanat varlıklarının tümü. Ekin(TDK Sözlüğü).

SEÇMELİ DERSLER VE UNUTTURULMAYA ÇALIŞILAN KÜLTÜRÜMÜZ
reklam
reklam

Kültür: Bir topluluğun tinsel özelliğini, duyuş ve düşünüş birliğini oluşturan gelenek durumundaki her türlü yaşayış, düşünce ve sanat varlıklarının tümü. Ekin(TDK Sözlüğü).

        Çocuklara, iyiyi, doğruyu ve güzeli kavratmanın, sağlıklı bir kişilik yapısı kazandırmanın sanat eğitimi yoluyla daha kolay olduğu bilinmektedir. Bu nedenle okullarımızda zorunlu olan Resim, Müzik Beden Eğitimi vb. dersleri yanında Eğitsel Kol çalışmaları vardı. Her öğrenci kendi yetenek ve ilgi alanlarını, kendi kültürünü tanır, geçmişle gelecek arasında bir bağ kurulur, ulusal duygular gelişirdi. Küme çalışmalarıyla öğrencinin düzenli, disiplinli, uyumlu olmayı, birlik içinde mutlu yaşamayı öğrenmesi sağlanmaya çalışılırdı. Kendi yeteneklerini tanıyanlar seçimlerini de doğru yapacaklardı.

      Öğrencinin yeteneklerinin ortaya çıkarılması için elverişli ortam ve koşulların bulunması, öğretmenin de müzik-resim vb. sanat alanlarında kendini yetiştirmiş olması gerekiyordu.

      Yeni yönteme göre Müzik, Beden Eğitimi, Görsel Sanatlar vb.  “seçmeli” oluyor. Örneğin, 30 kişilik bir sınıfta 10 öğrenci Müzik, 10 öğrenci de spor dersini seçse, sporu seçen öğrenci Müzikle ilgili temel bilgileri, Müzik seçen de sporla ilgili bazı temel bilgileri öğrenememiş oluyor.

      Örneğin, geçtiğimiz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinde 1500 mevcutlu bir okulun bahçesinde yapılan okul etkinliklerine katıldım. Okul da tatil olduğu halde görevli öğrencilerin ve onları izlemeye gelen ailelerin toplamı 400 kişi kadardı.    Hazırlanan izlenceler de öğretmen katkısı görünmüyordu. Genellikle öğrencilerin kendi başlarına hazırladıkları, bazıları da Ulusal bir bayram olduğu halde yabancı müzikle hazırlanmış gösteriler…

Kültür bir ulusun diğer uluslardan farkını gösteren kimliği, yaşayış ve düşünüş biçimi. Örneğin, Öğretmen Okulu mezunu arkadaşlarımızla her yıl bir ilde toplanırız. Bir keresinde de Çeşme’de toplandık ve bir geceliğine Sakız Adasına geçtik. 6 büyük otobüs dolusu öğretmendik. Akşam yemeğinde Yunan müziği vardı. Müzik çalınıyor, söyleniyordu ama bizi sarmamıştı. Arada bir Harmandalı ve Leblebi Koydum Tasa söylenince sahne doluyor, Yunan Müziği çalmaya başlayınca herkes yerinde…

      Yalnız ya da birkaç kişi olsak “ Bu müzik hoşumuza gitmedi” der geçerdik ama 300 dolayında öğretmenin ilgisiz kalması… Demek ki “kültür farkı bu” dedik birbirimize.

   Kişiler, içinde doğdukları kültürel ortamın özellilerini ailesinden, akrabalarından, arkadaşlarından, konu komşusundan, okuldan, sokaktan, iş ortamından öğrenir.    On yıllardır öğrencinin, okul dışı zamanlarını istenirse okulda öğrenebileceği konuları öğrenmek için özel dershane, okul kursu vb. yerlerde geçirmesi Türk Gençliği için Ulusal değerlerimizin öğrenilmesini engelleyen bir çeşit tuzak olmuştur.

            Eğitimde önemli yeri olan mevlit, düğün dernek, vb. geleneksel toplantıların çoğu paralı salon vb. yerlerde, toplantılarla ilgili işler de salon görevlilerince yapılır oldu. Gidiş-geliş, yardımlaşma işleri azaldıkça akrabalık, arkadaşlık, komşuluk ilişkileri de dayanışma kültürü de zayıflıyor.

    Bazı dersler seçmeli olunca öğrencilerin bazıları kültürümüzün bazı yönlerini hiç tanıyamamış oluyorlar.

     “Özgürlük” diye diye Eğitsel Kollar da seçmeli ve isteğe bağlı oldu. Yaşı gereği yararını bilmeyen çoğu öğrenci eğitsel çalışmalara katılmıyor. Eğitsel çalışmalardaki kadarcık bir deneyimden bile yararlanamadan okulu bitirip gidiyorlar.

Ulusal Bayramlar,  ulusal gururun yaşanması, dayanışmanın, iş disiplininin vb. öğrenilmesi, yeteneklerin ortaya çıkması, halkın gençliğini ve eğitim çalışanlarını doğrudan denetleyebilmesi için de alanlarda kutlanıyordu, o da alanlardan çekildi.

         Öğrenci andımızı okuyarak dürüst, saygılı bir insan olmaya; yurdumuzu, ulusumuzu korumaya, yükselmek ve ileri gitmek için çalışmaya söz veriyordu o da okutulmuyor.

      Bir de yüzlerce dernek, vakıf vb… Özel dershaneler, özel etüt merkezleri, okul kursları, özel öğretmenler, belediyeler, meslek edindirme kursları, din görevlileri… Sözü edilen dernek ve vakıftan bazıları, belirttikleri amaca uygun çalışmıyorlar, Eğitim Birliği Yasasına uyulmuyor, (etnik, mezhep, tarikat, sağ, sol vb. yönlendirmeler) ulusal değerlerimizi ya değiştirmeye ya da unutturmaya çalışıyorlar( 15 Temmuz örneği).

        Biz bin yıllardır aktarılıp gelen kültürümüzü öğretme sıkıntısı yaşarken bir yandan da sömürgeci ülkeler yayın organlarından (tv dizileri, cep telefonu, dergiler, giyim, eğlence, tüketim alışkanlıkları, çıkarcılık, dilimize yabancı sözcüklerin girmesi, işyeri adlarının yabancı sözcüklerden olması vb.) yararlanarak bizim kültürümüzü etkilemeye, kendilerine benzetmeye çalışıyorlar. Kendilerine benzetilen toplumları sömürmek, kendi ürünlerini pazarlamak kolaylaşıyor.

     Bir yanda da internet üzerinden yayılan bazı sanal oyunların öğrenciye verdiği zararlar… Bir yanda uyuşturucu, içki, kumar vb. kötü alışkanlıklar… Bu çocuklar kendi okullarında eğitsel çalışmalarla olumlu amaçlara yöneltilebilirler ama eğitsel çalışmalarla ilgilenen kaç öğretmen vadır!?

         Atatürk diyor ki: “Ulusumuzun başına gelen bütün felaketler kendi talih ve geleceklerini başka birisinin eline terk etmesinden kaynaklanmıştır. Bu kadar acı deneyimler geçiren ulusun bundan sonra egemenliğini bir kişiye vermesi kesinlikle mümkün olmayacaktır(1923).

     Tarihten ders almak için geç kalmış olmayı istemiyoruz. Çocuklarımıza, vergilerimizle yapılan okullarımızda kültürümüzün öğretilmesini istiyoruz.

Sağlıcakla kalın.

Hasibe YILDIRIMTüm Yazıları
reklam
Yorum Yaz

gomoviesmaltepe escortalanya escortkonya escortatasehir escortantalya böcek ilaçlamayozgat otel
paykasa satın al