MENÜ
$Alış 5.7027Satış 5.7130
Alış 6.4086Satış 6.4202
£Alış 7.0907Satış 7.1277
reklam
reklam
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Şarkılar, Türküler ve Nüktelerle Türk-Amerikan İlişkileri – 2 –

57 defa okunduYorumlanmadı, , , kategorisinde, tarihinde yayınlandı

Osmanlı’yla Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkiler 1917’de kesilmiş, Cumhuriyetin kuruluşundan yaklaşık 4 yıl sonra 1927 yılında, yeniden başlamıştır.Ancak 1927 yılında başlayan ikili ilişkiler, 1939 yılına kadar sınırlı tutulmuş, Cumhuriyet'in tapu senedi Lozan Antlaşması'nı imzalamayan ABD'ye adeta ambargo uygulanmıştır.

Şarkılar, Türküler ve Nüktelerle Türk-Amerikan İlişkileri – 2 –
reklam
reklam

Türk-ABD İlişkilerinde Hat Kesikliği… 1917-1927
Osmanlı’yla Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkiler 1917’de kesilmiş, Cumhuriyetin kuruluşundan yaklaşık 4 yıl sonra 1927 yılında, yeniden başlamıştır.

 

Ancak 1927 yılında başlayan ikili ilişkiler, 1939 yılına kadar sınırlı tutulmuş, Cumhuriyet’in tapu senedi Lozan Antlaşması’nı imzalamayan ABD’ye adeta ambargo uygulanmıştır.

 

Araştırmacı ve akademisyen Mehmet Ö. Alkan. Mithat Berket’in 2006’da hazırladığı Pusula adlı televizyon programında 2. Paylaşım Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye gönderdiği bir propaganda plağından söz etmiştir.

 

(Mehmet Ö. Alkan 2006 yılında Yardımcı Doçent olup şu anda İstanbul Üniversitesi’nde doçent olarak görev yapmaktadır.)

Sözü Mehmet Alkan’a bırakalım.
“Bu gördüğünüz plak gerçekten de çok ilginç. 2. Dünya Savaşı sırasında, savaşa girmeyen Türkiye’ye Amerika’yı ve Amerikan ordusunun kahramanlıklarını anlatmak için hazırlanmış bir plak bu. Plağın ön yüzünde o zamanki Amerikan başkanı Roosevelt’in resmi ve ‘Amerika, dünyanın hürriyetsever insanları için harp ediyor; savaşıyor’, sözü var. Daha da ilginci bu plağın her iki tarafını da defalarca gramofonda çalabilmek için gerekli olan iğneler de burada verilmiş. Yani, her şeyiyle kullanıma hazır bir propaganda plağı bu… İçindeyse Amerikan marşları ve önemli mesajlar var.
Amerikan kuvvetlerinin arasında en çok şöhret almış olanların birisi de Marinlerdir. Bunlar Amerikan Deniz Kuvvetlerine mensup kara askerleridir. Bu erler şimdi dünyanın her tarafında harp ediyorlar. İşte size şimdi bunların şarkısını veriyoruz. Bu şarkıyı dinlediğiniz vakit, işittiğiniz zaman bunun Amerikan Marinlerine mensup kuvvetler olduğundan emin olabilirsiniz. Bunu söyleyenlerin sizin ve hürriyetin dostu olduğundan emin olabilirsiniz…” (!)

Bu propaganda plağının en önemli ve en ilginç bölümü işte burasıdır. Burada, sanki Türkiye 2. Paylaşım Savaşı sırasında Naziler tarafından işgal edilecekmiş gibi bir senaryo çizilmiş ve açık, açık, “Bu marşı duyarsanız bilin ki sizin dostunuz Amerikan Deniz Piyadeleri; yani Marin’ler gelmiştir. Onları bu marştan tanıyın. Onlar sizin dostunuzdur”, denmektedir. Yani, büyük ihtimalle bu plak, Nazilerin Türkiye’yi işgali olasılığına karşı hazırlanmış bir propaganda plağıdır. Plağın arka yüzündeyse üzerinde yıldız bulunan Amerikan savaş uçaklarının tanınması için şöyle yazılmıştır. “Zafer ve hürriyet müjdecisi, Amerikan harp tayyarelerinin nişanı yıldız” ve bu yüzde de popüler Amerikan havaları; yani şarkıları kaydedilmiştir.

Türkiye Nazi işgalini yaşamamıştır ancak İkinci Paylaşım Savaşı’ndan sonra Amerika’nın Türkiye’ye ilgisi artarak devam etmiştir. 1947’de Truman Doktrini adı verilen bir politikanın parçası olarak Washington, Türkiye’yle Yunanistan’a askeri ve ekonomik yardım yapmaya başlamıştır. Amaç, komünizmin yayılma tehlikesine karşı yeni müttefikler kazanmaktır. Bunun devamındaysa 1948’de ünlü Marshall Yardımı gelmiştir. Dünyanın yeni süper gücü, jandarması en büyük rakibi Sovyetler Birliği’ne karşı Türkiye’yi yanına çekip, elini güçlendirmeye çalışmaktadır. Marshall Yardımı, Türkiye’nin yönünü belirlemede önemli rol oynamıştır. 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi ve Amerikan ordusuyla Türk ordusunun Kore’de beraberce savaşmaları ise iki ülkeyi birbirine biraz daha yaklaştırmıştır.

Özellikle Marshall Yardımı’yla birlikte Amerika’dan gelen paralar, Demokrat Parti iktidarına arayıp da bulamadıkları bir fırsat sunmuştur. Artık her mahallede bir milyoner yaratılacak ve Türkiye de “Küçük Amerika” olacaktır. Başbakan’ından Cumhurbaşkanına kadar Türkiye’de hemen herkes Amerikan hayranıdır artık. Bunun en güzel örneğiyse bu plaktır ve 1954’te İzmir Fuarı’nda bedava dağıtılmıştır.

 

Plağın bir yüzüne Atatürk’ün, George Washington’un ya da Namık Kemal’in, Roosevelt’in hatta Ziya Gökalp’in sözleri kaydedilmiştir.

Atatürk, “Hürriyetin de, müsavatın da, adaletin de istinat ettiği nokta millet hâkimiyetidir.”

Thomas Jefferson, “Bize hayatı veren Tanrı, aynı zamanda hürriyeti de vermiştir.”

Atatürk, “Millete efendilik yoktur, hâkimlik vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.”

George Washington, “Hürriyet, kök saldığı zaman çabuk büyüyen bir nebattır.”

Ancak, bu plağın kuşkusuz en önemli tarafı diğer yüzüdür. Burada plak ikiye ayrılmış, bir tarafında New York’un resmi, diğer yarısındaysa İstanbul vardır. Burada, “Amerika ve Türkiye kardeştir”, imajı işlenmiştir. Plağın bu yüzündeki şarkı, propaganda için son derece önemlidir. 1950’lerde Türkiye’de çok tutulan, dillerden düşmeyen ünlü bir şarkıdır bu… Celal İnce’nin söylediği dostluk şarkısı… Propagandanın dayanılmaz albenisi!
Dostluk Şarkısı

Amerika, Amerika, Türkler dünya durdukça, / Beraberdir seninle, hürriyet savaşında.

Bu bir dostluk şarkısıdır, kardeşliğin yankısıdır, / Kore’de olduk kan kardeşi, sönmez bu dostluğun ateşi.

Azmimizdir hür yaşamak, dünyada sulhu sağlamak, / Dalgalanır hep bu uğurda, istiklal aşkı ruhumuzda. / Amerika, Amerika, Türkler dünya durdukça, / Beraberdir seninle, hürriyet savaşında.

Senin New York’un, Yükselir göklere, / Senin İstanbul’un, destandır dillere, / Amerika, Amerika, Türkler dünya durdukça, /Beraberdir seninle, hürriyet savaşında.

Ankara ile Washington, İzmir’in ile San Francisco’n, / Benzer derler birbirine, doyulmaz güzelliklerine. / O muhteşem beldelerin, pınarların nehirlerin, /Ünlü şelalen Niyagara, haykırır gücünü dünyaya.

Amerika, Amerika, Türkler dünya durdukça, / Beraberdir seninle, hürriyet savaşında.

Senin New York’un, yükselir göklere, / Senin İstanbul’un, destandır dillere.

Amerika Amerika, Türkler dünya durdukça, / Beraberdir seninle, hürriyet savaşında.

 

Celal İnce bu ısmarlama şarkısının mükâfatını (!)görmüş ve ABD vatandaşlığına kabul edilmiştir.

Celal İnce’nin bu unutulmaz (!) şarkısının moda olduğu dönemde iki ülke arasındaki en büyük resmi ziyaret de gerçekleşmiştir. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, 27 Ocak 1954’te Amerika’ya gitmiştir. Bayar ve beraberindeki heyet İngiltere’den “Mauritanya” transatlantiğiyle yola çıkmış ve uzun bir yolculuktan sonra Amerika’ya varmıştır. Zamanın teknolojisi ancak buna izin vermektedir. Amerikan Kongresi’nde bir konuşma yapan Bayar, daha sonra tüm Amerika’yı gezmiştir. New York, Princeton, San Fransisco, Los Angeles, Las Vegas ve Dallas, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın uğradığı şehirlerden sadece birkaçıdır. Bayar’ın Amerika gezisi tam bir ay sürmüştür. Cumhurbaşkanı Amerika kıtasından ayrıldığında takvimler 27 Şubat 1954’ü göstermektedir. Bu geziden yaklaşık 6 ay sonraysa, bu kez ziyaret sırası Başbakan Adnan Menderes’tedir.

 

Batının limanlarına bağlanmaya görün bir kez, elinizi verdiğiniz emperyalizm sizi neden yedirip içirir, gezdirir şehir, şehir diye düşünemez olursunuz. Psikolojik savaşın en önemli silahlarından biri propagandadır. Kendilerinin ne kadar güçlü, sizin ise o güç karşısında ne denli zayıf olduğunuzu göstererek önlerinde diz çöktürmeye çalışırlar.

(Devam edecek)

 

Gazanfer ERYÜKSELTüm Yazıları
reklam
Yorum Yaz

maltepe escortalanya escortkartal escortporno izleantalya escortgomovies
paykasa satın al