MENÜ
$Alış 5.7538Satış 5.7642
Alış 6.3654Satış 6.3769
£Alış 7.0138Satış 7.0504
reklam
reklam
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

NERDE O ESKİ BAYRAMLAR

79 defa okunduYorumlanmadı, , kategorisinde, tarihinde yayınlandı

Ramazan Bayramı hepimize kutlu olsun. Dirlik düzenlik içinde yaşayacağımız çok bayramlar görelim inşallah… Bu gün herkesin durumuna göre bir diyeceği olur: “ Bayram gelmiş neyime anam anam garibem…”“ Bir selam gönder bari bayramdan bayrama…” “Açtı mı ola şu Sivas’ın gülü yaprağı/ Çekti bizi o yerlerin taşı toprağı…”

NERDE O ESKİ BAYRAMLAR
reklam
reklam

Ramazan Bayramı hepimize kutlu olsun. Dirlik düzenlik içinde yaşayacağımız çok bayramlar görelim inşallah…

 

Bu gün herkesin durumuna göre bir diyeceği olur:

“ Bayram gelmiş neyime anam anam garibem…”

“ Bir selam gönder bari bayramdan bayrama…”

“Açtı mı ola şu Sivas’ın gülü yaprağı/ Çekti bizi o yerlerin taşı toprağı…”

 

Taş toprak çeker, ağaçta salıncak, kuyuda su çeker.

Kıtır ekmek ufalanmış sütün kokusu, kapının önünde açan sardunya çeker.

Bir özlem olsa da annenin, nenenin kınalı elleri, babanın uzun havaları, dedenin okuduğu Kur’an çeker…

Saklambaç oynadığın kardeşler, arkadaşlar, pişi dağıtan komşu yengeler çeker.

Bayramlara denk getirilen yeni giysilerin, yeni pabuçların sevinci çeker.

Gönülleri dolduran sevginin kırmaktan korkan sesi çeker…

Bayram için düşülür yollara…

 

Son yıllarda bir yandan da  “NERDE O ESKİ BAYRAMLAR” demeye başladık.

 

Yayın organlarından izlediğimiz bazı haberler ya da çevremizde gördüklerimizdir içimizi sızlatan:

Gelir durumu iyi olan, çocukları yüksek okul bitirmiş pek çok ana-baba, ömrünün son yıllarında çocuklarının evinin sedirinde değil, huzurevlerinde…

Bin bir emekle okutulan, bayramlarda torunlarla yolu gözlenen çoğu çocuk beş yıldızlı otellerde…

Yüksek okul diplomalı, iyi kazanan çocukları olan pek çok aile çocuklarının evinde içlerine sinerek bir tas çorba içemez durumda…

Dedeler, nineler torunlarına masal anlatamaz, dua okutamaz, türkü söyletemez, zeybek oynatamaz vb. oldular.

Biz, çocuklarımızın böyle olmalarını istemedik ki…

Biz çocuklarımızın böyle olmalarını istemedik ama “ iyilik” ettiğimizi düşünerek onları kendi ellerimizle acımasız çocuklar ettik, etmeyi de sürdürüyoruz. Bize göre on yıllardır öğrencinin, okul dışı zamanlarını istenirse okulda öğrenebileceği konuları öğrenmek için özel dershane, okul kursu, özel etüt merkezi, özel öğretmen vb. yerlerde geçirmesi Türk Gençliği için Ulusal değerlerimizin öğrenilmesini engelleyen bir tuzak olmuştur.

 

Veliler kazandıklarını çocuklarının eğitimi için harcıyorlar ama çocuğun da kendisine göre beklentisi var: “Annem işten geliyor, doğru mutfağa… Babam hep yorgun ya televizyona bakar ya gazeteye… Ailemizle paylaşmak istediğimiz sorunlarımız oluyor. 15-20 dakika benimle konuşsunlar ama yanlış bir şey söylersem hemen kızmasınlar…”

 

Okulla dershane vb. arasında bunalan çocuk  “ Dersine çalış, test çöz,” diye odasına yollanıyor. Çocukların çoğu aileleriyle sohbet edemiyorlar. Yalnızlaştıkça öfkeleniyor, acımasız oluyorlar. Örneğin, canla başla kendisi için çalışan annesinin karşısına geçip “ Sen benim için ne yaptın?” diyor.

Çoğu aile çocuğunu kursa göndermekle görevini yaptığını düşünüyor ama onun çektiklerini hesap etmiyor, yasal haklarını aramak için gereken yasal çabayı göstermiyor. Öyle olunca da on yıllardır her zaman “Hazırlık kurslarına gitmezsen sınav kazanamazsın” diyenler kazanıyorlar. Hem paralarımız alınıyor hem de çocuklarımız bizden uzaklaştırılıyorlar.

 

Bu çocukların çoğu, oturup birbirlerine sonunda kötülerin cezalandırıldığı halk masallarını anlatamadılar, bilmeceler soramadılar, birlikte türküler, şiirler söyleyip, kurallı oyunlar oynayamadılar.  Sinemaya, tiyatroya gidemediler; sergileri, müzeleri gezemediler; Sosyal içerikli konuları tartışamadılar; bilimsel çalışmalar yapamadılar.  Bir tohum ekip de büyümesini izleyemediler. İlk açan çiçeğin, dalından sarkan ilk meyvenin karşısındaki sevinci yaşayıp toprağı sevgiyle işleyemediler…

 

Bu çocuklar kültürümüzü, kültürel etkinlikler içinde öğrenebilirler, öğretim işi okulda biter, özel dershane vb. yerlere gitmek zorunda bırakılmazlarsa…

Bunu yapacak her türlü olanağa sahibiz TBMM’nde çoğunluk isterse…

 

Dostluk, dayanışma, gönül bağlarının güçlendiği, ulusumuzun varlığını birliğini sürdürdüğü nice bayramlar dileğiyle…

Sağlıcakla kalın.

 

Hasibe YILDIRIMTüm Yazıları
reklam
Yorum Yaz

gomoviesmaltepe escortalanya escortkonya escortatasehir escortantalya böcek ilaçlamayozgat otel
paykasa satın al