MENÜ
$Alış 6.0463Satış 6.0572
Alış 6.7549Satış 6.7670
£Alış 7.7076Satış 7.7478
reklam
reklam
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

HIDIRELLEZ

72 defa okundu1 defa yorumlandı, , , kategorisinde, tarihinde yayınlandı

Hızır,Hz. Musa (as) döneminde yaşamış, kendisine, Allah tarafından İlâhî bilgi ve hikmet öğretilmiş Salih bir kuldur. Arapça kaynaklarda hadır (hadr, hıdr) şeklinde yer alan ve Arapça menşeli olduğu kabul edilen kelime, Türkçe’de Hızır ve Hıdır biçiminde kullanılmaktadır. Hızır kıssasına kaynaklık ettiği sanılan destan ve efsanelerin tarihi milâttan önce IV. binlere ait Sumer metinlerine kadar uzanır. Gılgamış Destanı bunlardan biridir. Bunun, Akkad, Babilonya, Hitit ve Hurrî dillerinde varyantları vardır. Ahd-i Atîk’te bir peygamber olarak gösterilen İlya’dır. Efsanesi, XI. yüzyılda yazıya geçirilmiştir.

HIDIRELLEZ
reklam
reklam

Hızır ve İlyas Mitolojisi

Hızır,  Hz. Musa (as) döneminde yaşamış, kendisine, Allah tarafından İlâhî bilgi ve hikmet öğretilmiş Salih bir kuldur. Arapça kaynaklarda hadır (hadr, hıdr) şeklinde yer alan ve Arapça menşeli olduğu kabul edilen kelime, Türkçe’de Hızır ve Hıdır biçiminde kullanılmaktadır. Hızır kıssasına kaynaklık ettiği sanılan destan ve efsanelerin tarihi milâttan önce IV. binlere ait Sumer metinlerine kadar uzanır. Gılgamış Destanı bunlardan biridir. Bunun, Akkad, Babilonya, Hitit ve Hurrî dillerinde varyantları vardır. Ahd-i Atîk’te bir peygamber olarak gösterilen İlya’dır. Efsanesi, XI. yüzyılda yazıya geçirilmiştir.

Bu efsanelerin yanında Hızır, Grek mitolojisinde Glaukos (İlyada) hikâyesi ve daha başka birçok mitsel argümanlarla da irtibatlandırılır. Hızır meseli, Yahudilik’teki Elijah ve Hrıstiyanlık’taki Saint George (Circîs) inançlarıyla da içiçedir.  Ancak “salih kul” hakkında Nuseyrîler başta olmak üzere  Şiîler (Gâliyye), Yezîdîler ve Dürzîler arasında bu konuyla ilgili olarak birçok mitsel tanımlamalar yapılmıştır ve ritueller yaygındır.İslâm alimlerinin çoğunluğu Hızır’ı Peygamber olarak kabul ederler. Hızır için Kur’an’da, “Ona katımızdan bir rahmet vermiş, yine ona tarafımızdan bir ilim öğretmiştik” (Kur’an 18: 65) denilmektedir.

Hıdrellez

Hıdrellez, Hızır ve İlyas (as)’ın milâdî 6 Mayıs, Rumî 23 Nisan’da buluştuklarına inanılan güne verilen isimdir. Dini bir muhtevaya büründürülen bu halk bayramının kökü, İslâm öncesi Orta Asya, Ortadoğu ve Anadolu yaz bayramlarına dayanır. Hızır ve İlyas etrafında oluşturulan bu inanışa göre bunlar; biri karada diğeri denizde olmak üzere darda kalanlara yardım ederler. Hıdrellez, müslümanlarca Hızır ve hrıstiyanlarca Aziz Yorgi adına kutlanmasına rağmen esas itibariyle ne İslâm ne de hıristiyanlıkla ilgisi vardır. Hıdrellez fetişinin kökü İlkçağ Anadolu Mezopotamya ve Orta Asya kültürlerine dayanır. O dönemde Mezopotamya ve bütün Doğu Akdeniz çevresindeki ülkelerde bazı tanrılar adına ayinler düzenlenmekteydi. Yapılan bu ayinler bahar veya yazın gelişini kutlamak içindi. Hıdrellez merasimlerinde su ve yeşillik ile ilgili uygulamalar, bu inancın putperst köklerini daha belirgin bir şekilde ortaya koymaktadır.

Hıdrellez kültünde Hızır, darda kalanlara yardım eder, bereket getirir ve geleceğe yönelik dilekleri gerçekleştirmeye muktedirdir. Tevhid akidesine rağmen Hıdrellez mitosunu büyük bir keyif ve eğlence içerisinde benimseyenler, putatapıcılık olarak bildiğimiz paganizmin birçok rituelini bu bayram formunda yaşarlar; geceden gül dallarına gümüş kuruşlar, çeyrekler, kırmızı bezler bağlar ve genç kızlar gül dibine yüzük atar, maniler söyler, içki sofraları hazırlarlar. Davullar eşliğinde oyunlar oynanır, su kenarlarında, yeşilliklerde eğlenilir, ateşten atlanılırsa ev sahibi olunacağına inanılır; öküz o gün arabaya koşulmaz, araba, ev, eş, çocuk, erkek çocuk ne isteniyorsa onun putcuğu yapılarak dere kenarına bırakılır. O gün yapılan kutlamalarda İslâmla çelişen yığınla inanışa rastlanır.

Hrıstiyan inancındaki Saint Georges yortusu da rituelleri açısından hıdrellezle paralellik arz etmekte ve aynı günde kutlanmaktadır. Şamanizmin uzantılarını hıdrellez inanışında/kutlamalarında görürüz . Ayrıca ninnilerde Hızır’ın taş bebeğe can vermesi, yola giden çocuğun elinden tutması, eşiğine (kapısına) gelmesi ve uğur getirmesi, Hızır’ın kılıç sallaması, bir değnekle dağları oynatması gibi telekkiler, halk şiirine, bilmecelere varıncaya kadar nüfuz etmiştir .

Hıdrellez, kavram ağını Bâtınîlik zemini üzerine oturtan bir külttür. Bâtınî/irfânî epistemolojinin ürünü olan Hıdrellez, kullandığı literal kavramları bâtınîliğin sırrî, gizemci yaklaşımıyla besler. Hareket noktası yaptığı İslâmî kavramların sonuna gelindiğinde özünden eser kalmadığı ve aksi yönde fonksiyonlar yüklendiği görülmektedir. Kuşkusuz bütün bu efsanevî heyulaların bilgi değeri açısından bir kıymeti olmadığı ortadadır. Daha önemlisi, Kur’an’la tezat teşkil etmesi sebebiyle İslâmî olarak da nitelendirilemez. Keza bu hurafelerin iman üzerine olan bir insanın tevhid inancını bozduğu; vahye rağmen oluşturulan bu telakkilerin inanan insanın imanını zayi ettiği de aşikardır. Bu, ister folklorik bir enstantane olarak ister halk kültürü diye isterse bizatihi inanarak yapılıp yaşanılsın fark etmez.

Araştırmacı:Aynur YÜCETÜRK

Sevgiyle ve bilgiyle kalın…

Kaynak: Bir Fetiş Olarak Hıdrellez -Paganizmin Binbir Yüzü- – RAMAZAN YAZÇİÇEK

 

Aynur YuceturkTüm Yazıları
reklam
Yorum Yaz
1 Yorum
  • Gülşen GüvençCevapla

    Aynur Hanım Hıdrellez ile ilgili bilgilendirmeniz için sağ olun.
    Kökeninin Anadolu’nun kadim tanrıçası Kibele ile tanrı Attis’in buluşmaları ve doğayı uyandırmasına dayanan “bahar bayramı”na kadar gittiğini düşündüğüm ve anlattığınız gibi çağlar içnde farklı şekillerde uygulanan ve günümüzde de çeşitli ritüeller eklenen bende bir gülümseme ile baharı kutlama fikri uyandıran bu geleneği İslami açıdan değerlendirmek zorunda mıyız?

    May 07, 2019 17:48

watch movies onlinemaltepe escortalanya escortporno izlekonya escortatasehir escortsanal sunucukiralık sunucugomovies
paykasa satın al