MENÜ
$Alış 6.0463Satış 6.0572
Alış 6.7549Satış 6.7670
£Alış 7.7076Satış 7.7478
reklam
reklam
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞKANLIĞINA

73 defa okunduYorumlanmadı, , , kategorisinde, tarihinde yayınlandı

Atatürk: “ Ben isteseydim derhal askeri bir diktatörlük kurardım ve ülkeyi öyle yönetmeye kalkışırdım. Fakat ben istedim ki ulusum için çağdaş bir devlet kurayım,” diyor ve Cumhuriyetimizin,bağımsızlığımızın koruma ve savunma görevini Türk Gençliğine veriyor, gençlerin eğitileceği okullar da eğitim izlenceleri de hazırlanıyor. Örneğin Gençlik ve Spor Bayramı alanlarda kutlanır, alanlara çıkan gençlerin ortak sorunlarını ve çözüm önerilerini anlatan bir yazı gençlik adına bir lise son sınıf öğrencisi tarafından okunurdu. Öğrencinin anlatacakları kadar orada bulunan yetkilinin yanıtı da ilgiyle beklenir, sorunlar çözülmeye çalışılır, halk da eğitim çalışanlarını bir biçimde denetlerdi. Öğrencinin elbirliği ile hazırlandığı Ulusal Bayram kutlamaları da gençliğin çözüm önerileri de alanlardan çekildi bir de eğitsel çalışmalar için değişik dernek ve vakıflar gösterildi, dayanışma ortamı sağlanmaz oldu.

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞKANLIĞINA
reklam
reklam

       19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı yaklaşıyor.

Atatürk: “ Ben isteseydim derhal askeri bir diktatörlük kurardım ve ülkeyi öyle yönetmeye kalkışırdım. Fakat ben istedim ki ulusum için çağdaş bir devlet kurayım,” diyor ve Cumhuriyetimizin,  bağımsızlığımızın koruma ve savunma görevini Türk Gençliğine veriyor, gençlerin eğitileceği okullar da eğitim izlenceleri de hazırlanıyor. Örneğin Gençlik ve Spor Bayramı alanlarda kutlanır, alanlara çıkan gençlerin ortak sorunlarını ve çözüm önerilerini anlatan bir yazı gençlik adına bir lise son sınıf öğrencisi tarafından okunurdu. Öğrencinin anlatacakları kadar orada bulunan yetkilinin yanıtı da ilgiyle beklenir, sorunlar çözülmeye çalışılır, halk da eğitim çalışanlarını bir biçimde denetlerdi. Öğrencinin elbirliği ile hazırlandığı Ulusal Bayram kutlamaları da gençliğin çözüm önerileri de alanlardan çekildi bir de eğitsel çalışmalar için değişik dernek ve vakıflar gösterildi, dayanışma ortamı sağlanmaz oldu.

 

Ulusal değerleri yaşatma bilincini gelecek kuşaklara aktarmak çocukluktan başlayan eğitim ister. 25 milyonu aşan öğrenci, 35 milyon dolayında öğrenci velisi, binlerce eğitim gönüllüsü ile birlikte eğitime bağlı sorunların bitmesini istiyoruz. Öğrenci velileri olarak bizler yazıyoruz, anlatıyoruz, gittiğimiz parti toplantılarında ya da doğrudan doğruya il başkanlarına, milletvekillerine vb. söylüyoruz ama eğitime bağlı sorunlar da üzüntülerimiz de bitmiyor.

 

Önceleri belediye başkanlarına şehrül emin denirdi. Şehrin her şeyinin emanet edildiği (yerleşimi, konutu, çevresi, suyu, temizliği, yoksulu, yetimi,  yaşlısı, hastası, sakatı vb) güvenilir, halkın mutluluğu için çalışan sorumlu kişisi.

Belediyelerimizin çoğunda değişim oldu, yeni umutlar geldi. Gençler için meslek edindirme kursları, üniversiteye hazırlık kursları açarak, bazı kültürel etkinlikler düzenleyerek eğitim işinin içinde olan belediye yetkililerimizin, eğitim sorunlarının çözümüne de yardımcı olabileceklerine inanarak yazıyoruz.

Halkın mutluluğu için çalışmaya söz vermiş bir yetkili olarak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Muhittin Böcek’ten dileğimiz, eğitim sorununun TBMM’nin gündemine alınmasına yasal yoldan aracılık etmeleridir.

 

Alıntı, Odatv, 05.05.2019

 

“MEB’i karıştıran sızıntı belgelerine Odatv ulaştı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nda iktidara yakın büyük bir kadrolaşma hareketi son anda açığa çıktı.(…) Çankaya bölgesine dair sızan listelere ise Odatv ulaştı. Listeleri gören (…)üyelerinin başvuruyu yapanların puanlarına göre istedikleri okulları tercih edecekleri anlaşıldı. (…) Milli Eğitim Bakanlığı ise yaşananların ardından 81 ildeki milli eğitim müdürlüklerine bir yazı gönderdi. (…) il yöneticilerimizin gerekli tedbirleri alması…”

 

On yıllardır değişen bir şey yok.   EĞİTİM-İŞ’in araştırmasına göre: Okul yöneticilerinin yüzde 75,15’inin iktidar partisine yakın sendikaya üye oldukları, öğretmenin %78’inin verimli olamadığı… Öğretmen ve yöneticisinin %78-80’i verimli olamayan okullarımızda “öğretim- eğitim” işi de  “ahlâk- adalet” işi de “ iş disiplini” de iyi olmuyor, olamaz da…

 

Örneğin, 2018-2019 Eğitim yılında Millî Eğitim Bakanlığınca, temel beceriler konusunda eksik kaldığı değerlendirilen 3. ve 4. sınıf öğrencilerine okul dışı saatlerde Matematik ve Türkçe dersi verilmesi kararlaştırılır. Öğrencisine, ilkokulda öğrenmesi gereken okuma yazma, toplama çıkarma vb. temel bilgileri ders öğretmeni neden öğretemez?!

 

Halkımız, on yıllardır sürekli bilgisizleştirilmektedir. Araştırmalara göre %64’ü ilkokul mezunu olan yurttaşlarla ortalama bilgisi ilkokul dördüncü sınıf düzeyinde olan lise mezunu yurttaşlar, özel çabalarla kendilerini yetiştirmemişlerse yayın organlarında yer alan bazı sözleri anlamakta sıkıntı çekerler. Örneğin: Yeni Türkiye, Yeni Anayasa, başkanlık, Cumhur, Küresel güçler, Büyük Ortadoğu Projesi, söz ve yazı özgürlüğü, demokrasi, egemenlik, bağımsızlık, yargı bağımsızlığı, casus, misyoner, sömürgeci, tefeci…

Yayın organlarından öğrendiğimize göre 16 Nisan 2017 günü yapılan halk oylamasında halkımızın %78’i halk oylamasıyla ilgilenmemiş bile ama egemenlik haklarımız zedelendi.

      24 Haziran 2018 günü yapılan seçimle de gençliğe emanet edilen Atatürk’ün  “Bilhassa kimsesizlerin kimsesidir,”  dediği Cumhuriyet yönetimi “başkanlık” yönetimi oldu. 

15 Temmuz gecesi de sömürgecilerin çıkarları için çalışanların, askerimiz ve bazı kamu kurumlarımızın içinde darbe yapmayı göze alacak sayılara ulaşmış olduklarını gördük.

Bize göre Türk Ulusu olarak öğrencimizi, devletimizin okulunda iyi eğitebilmek için gereken yasal çabayı göstermeyerek tarihimizin en büyük hatalarından birisini yaptık. Konularını ders saatinde öğrenemeyen öğrenci okul kursu, özel dershane vb. kurslara gönderiliyor. Eğitsel Kol çalışmalarına, düğün dernek, pazar, panayır vb. geleneksel toplantılara katılmaya zamanı kalmayan öğrenciye  “kendi denetimini kendisi yapan,” “ Adamı ar korur” vb. diyen kültürümüzün eğitimi verilemiyor. Yürek yakan bazı haberler de her gün yayın organlarında: Gençler arasında içki, sigara, uyuşturucu, gasp, çeteleşme, kavga vb. olumsuzlukların yaygınlaşması… Boşanmalarda, kadın cinayetlerinde, çalma çırpma işlerinde, çocuk istismarlarında artış vb…

 

On yıllardır öğretmen yetiştiren okullardan başlanarak, devletin okulunda verilen parasız eğitim, elimizden kaydırılıyor.  Başarılı olmuş eğitim yöntemlerimiz var. Örneğin:  Pek çok ayrıntısı araştırılarak, denenerek, uygulanmış “Sekiz Yıllık Kesintisiz Eğitim” yöntemi ile bilgili, becerikli, ekmeğini kazanabileceği bir mesleği olan, halkın deyişiyle “dinini, dünyasını bilen” hayata hazırlıklı gençler yetişecekti. Gereken emek( torpil vb nedenler) verilmediği için “başarısız” kabul edilemez. Sekiz Yıllık Kesintisiz Eğitim yönteminin yeniden uygulanmasının yararlı olacağına inanıyoruz.

 

1954 yılında kapatılan Köy Enstitüleri,  Atatürk’ün sağlığında hazırlıkları tamamlanmış, uygulanmış, eğitim konusunda başka uluslara da örnek olmuş öğrenciyi iş başında eğiten başarılı bir uygulamadır.  Halkını bilinçlendiren, hakkını arar duruma getiren, başarılı öğrencilerin devletin üst yönetimlerinde görevlere gelebilmelerini sağlayan, toprak reformu isteyen, öğrencisini devletin okulunda eğiten öğretmenlerin eğitildiği bu okulların günün koşullarına göre yeniden açılmasının yararlı olacağına inanıyoruz.

Okullarımızda geleceğimizi, elleriyle dilleriyle ussuyla, ruhuyla biçimlendiren, “Vurduğu yerde gül biten…”   “ Eti senin kemiği benim” diyebileceğimiz öğretmenlerimizin olmasını istiyoruz.

 

“Biz birlikte başarırız…”

Belediye başkanlarımız önerir, yöneticilerimiz ve milletvekillerimizin çoğunluğu isterlerse eğitim sorunu TBMM’nde görüşülür, 2019 yılının Gençlik ve Spor Bayramı Ulusal değerlerimize uyan Atatürkçü eğitim yönteminin uygulama hazırlıklarının başladığı bir bayram olur. Gelecek yıllarda vergilerimizle açılan devletimizin okullarında eğitim işini bilen öğretmen ve yöneticileriyle iyi eğitilen öğrenci, sınav yarışına girmek zorunda bırakılmaz.

 

Emeklerimizi, bilgilerimizi, olanaklarımızı birlikte paylaşırsak gençliğimizin önünü açabiliriz. Eğitime bağlı sorunlar azaldıkça birlikte mutlu oluruz.

Saygılarımızla…

Hasibe YILDIRIMTüm Yazıları
reklam
Yorum Yaz

watch movies onlinemaltepe escortalanya escortporno izlekonya escortatasehir escortsanal sunucukiralık sunucugomovies
paykasa satın al