MENÜ
$Alış 6.0463Satış 6.0572
Alış 6.7549Satış 6.7670
£Alış 7.7076Satış 7.7478
reklam
reklam
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

ANNELER GÜNÜNDEN GENÇLİK VE SPOR BAYRAMINA

43 defa okunduYorumlanmadı, , , kategorisinde, tarihinde yayınlandı

Mustafa Kemal ve silah arkadaşları 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarlar.“Olmaz” denilen güç bir iş elbirliği ile başarılır, Bağımsızlık Savaşımız kazanılır. Daha sonra Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı olarak kabul edilen her 19 Mayıs gününün, gençlik tarafından “bayram” olarak kutlanmasına karar verilir. Cumhuriyetimizin ve bağımsızlığımızın korunması ve savunulması Türk Gençliğine emanet edilir.

ANNELER GÜNÜNDEN GENÇLİK VE SPOR BAYRAMINA
reklam
reklam

Anneler gününü kutladık. Bu özel günlerin geçmişinde genellikle unutulmaması, ders alınması, gelecek kuşaklara aktarılması gereken öyküleri var. O özel gün kutlanırken ya da anılırken benzer sorunların yaşanmaması için önlemlerin alınmaya çalışılması da gerekiyor.

 

Önümüzde Gençlik ve Spor Bayramı var.

Mustafa Kemal ve silah arkadaşları 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarlar.  “Olmaz” denilen güç bir iş elbirliği ile başarılır, Bağımsızlık Savaşımız kazanılır. Daha sonra Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı olarak kabul edilen her 19 Mayıs gününün, gençlik tarafından “bayram” olarak kutlanmasına karar verilir. Cumhuriyetimizin ve bağımsızlığımızın korunması ve savunulması Türk Gençliğine emanet edilir.

 

Gençlik ve Spor Bayramı alanlarda kutlanırken törenin başlarında gençlerin ortak sorunlarını ve çözüm önerilerini anlatan bir yazı gençlik adına bir lise son sınıf öğrencisi tarafından okunurdu. Gençlerin eleştirileri ve beklentileri kadar orada bulunan yetkilinin vereceği yanıtı da ilgiyle beklenir, sorunlar ertelenip durmadan çözülmeye çalışılır, halk da eğitim çalışanlarını denetlerdi.

 

Bir Ulusal bayramda alanlara çıkmak birçok okulun, birçok eğitsel kolun elbirliği ile çalışmasını gerektirir. Birlikte yapılan işler uyum ister; zaman, düzen, iş disiplini, iyi ahlak vb. ister ve kazanılan bu değerler öğrencinin eğitimi için önemlidir.

 

 

Yıl 2019…

Anneler Günü için bir yetkili kurumun duyurusu:

“  Saat …..’da ……….. Alanında ………….. sanatçılarımızla Anneler Gününü ………… kutlamaya davetlisiniz.”

 

Anneler Günü…  Kadınlar Günü…  Öğretmenler Günü… Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları vb. pek fark etmez oldu. Bir demet çiçek, bir iki güzel söz… Bir konser… Bir gün daha geçip gidiyor. Birbiriyle ilgili olan anne sorunları da kadın sorunları da öğretmen sorunları da gençlik sorunları da yerinde durmuyor, kükrüyor. Her yıl bir sorun ele alınsa da çözümü için birlik olunsa kaç yıldır kaç sorunlar çözülürdü.

 

Gençlerin sorunu annelerin de sorunu…

 

Yaz gününün kısa gecelerinde Terazi( Ülker yıldızı)ler doğunca kalkıp, hamurunu yoğuran, ekmeğini yapan ortalık ışıyınca da tarlasında olan, üretime katılan Türk kadını mal mülk sahibi de olurdu, evde ya da toplumda söz sahibi de olurdu,  kendisini de ezdirmezdi.  Yün eğirip çorap ören,  pamuk ekip bez dokuyan, harman kaldırıp askere yollayan; kağnılarla katırlarla develerle cepheye yük taşıyan kadınlardı bizim analarımız… Bu ülkenin anaları, savaşlarda şehit düşen kardeşleri için “Babam oğlu, kara donlu.” diye ağıtlar yaktılar. Şimdi şehit torunlarının ürünlerini satacakları kendi pazarlarımızın çoğunda yabancı mallar satılıyor.

Eloğlu gelip bizim ülkemizde para kazanıyor, bizim üniversitede okuyanı da okumayanı da çok sayıda gencimiz işsiz kalıyor.

 

Atalarımız “ Adamın iyisi iş başında belli olur” demişler.  Okullarımızdan İş Eğitimi dersleri de kaldırıldı, Eğitsel Çalışmalar isteğe bağlı oldu, Ulusal Bayram kutlamaları alanlardan çekildi vb…  Gençlerin çoğuna,  “Dersine çalış, test çöz,” diye bir iş yaptırılmıyor. Kültürümüzün özünü oluşturan birlik ve dayanışma ruhunu edinebilecekleri ortamlara girmelerine zaman bırakılmıyor, çoğunluğu, hazırcı gençler oluyorlar. Öyle olunca sömürgecilerin uluslararası büyük şirketleri dünyanın her yerinde iş yapıyor, bizim gençlerin çoğunluğu birlik ve dayanışma içinde olamadıklarından kendi yurdumuzda bazı engelleri aşmayı göze alamıyorlar.

 

Bir genç yıllarca uğraşıyor, kaç sınavdan geçiyor, diploma alıyor, karşısında kayırma sorunu…  Kayırma sorununa son verecek yasal önlemler almak yerine haksızlığı ve siyasî baskıları önlemek için bir de KPSS(Kamu Personeli Seçme Sınavı)…

 

Türk Ulusunu savaş alanlarında yenemeyenler, Mehmetçik’i ana kucağında yenmeye çalışıyorlar. Kültürümüzün eğitimiyle güçlükler ve güçlüler karşısında elbirliği eden, “Emeksiz yemek olmaz,” “ Fırın mescitten önce yapılmış,” diyen halkımız,  tarihi boyunca kadın erkek birlikte üretmiştir. Çocuğuna helal süt emziren analarımız, çocuğuna haram tıkım yutturmayan babalarımız, haksızlık karşısında dik duran, kendine güvenen, ölümüne yiğit, kararlı çocuklar yetiştirmiş, hak yolunda savaşacak ruhu aşılayan ilk eğitimciler olmuşlardır.

Mehmetçik, benliğine asker ocağında aldığı eğitimi de ekleyerek sevginin, saygının, kahramanlığın örneği olmuş,“ Ölmek var, dönmek yok.”  demiş, şehit olmuş, asla eğilmemiştir.

Son yıllarda özellikle de çoğunluğu kadınlara olmak üzere çeşitli biçimlerde( para, yiyecek vb.) yardımlar verilmektedir: Anasına bakana yardım, torununa bakana yardım, hastasına bakana yardım, yoksulum, diyene yardım… Yardım alan milyonlarca kadın, yardımın kesilme olasılığına karşı bazı yetkililerin yaptığı haksızlıklara ses çıkarmamakta,  çocuklarının da suskun kalmalarını isteyebilmektedir. Haksızlık karşısında dik duran, atak, kararlı Türk çocuklarının çıkar için susabileceklerini ve onların daha sonra asker olabileceklerini düşünmek!

 

Türk Ulusunun bazı değerleri ana kucağında sarsılıyor. Çalışan bazı kadınların çocukları, bazı yabancı uyruklu kadınlara bakımına bırakılıyor. Bebeklerimizin duygularına ulusal değerlerimiz değil, yabancı bir kültürün ninnileri, dandinleri, türküleri, masalları vb. yerleşiyor.

 

Örneğin Köy Enstitüleri güncellenerek yeniden açılsa, okullarımızda eğitim işini bilen öğretmenlerimiz olsa, çocuklarımız kurslara gerek kalmadan kendi okullarında eğitilseler… Ek giderleri kendisine kalan çoğu ailenin geçimi rahatlar, kazancı da kapanın elinde kalmazdı. Çocuklar, içinde ders kitapları, test kitapları, yardımcı kitaplar, dergiler, teksirler vb. olan çantanın ağırlığı altında büküşmezler, devlet okulunun parasız eğitimi de paralı eğitime dönmezdi.

Eloğlu duyarlı olunan konuları paraya çevirmenin yolunu da asıl sorunların duyulmasını önlemenin yolunu da buluyor. “Şu sorunu çözelim”  diyenlerin sesi de güzel çiçekler, güzel sözler, güzel şarkılar arasında güzel güzel(!) yitip gidiyor.

Emeğe değer verenlere selâm olsun.

 

Hasibe YILDIRIMTüm Yazıları
reklam
Yorum Yaz

watch movies onlinemaltepe escortalanya escortporno izlekonya escortatasehir escortsanal sunucukiralık sunucugomovies
paykasa satın al