MENÜ
$Alış 5.7538Satış 5.7642
Alış 6.3654Satış 6.3769
£Alış 7.0138Satış 7.0504
reklam
reklam
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

ADIM HIDIRELİMDEN GELEN BUDUR

18 defa okunduYorumlanmadı, , , kategorisinde, tarihinde yayınlandı

Halk arasında istendiği halde daha iyisi yapılamayan işler için söylenir: “ Adım Hıdır, elimden gelen budur.” Bazı öğretmenler, bazı öğretmen sendikaları, kamu yararına çalışan bazı derneklerle vb. on yıllardır öğrenci yararına olmayan eğitim yöntemlerine, ders izlencelerine, sınav yöntemlerine bazı yasa dışı uygulamalara vb. karşı çıkıyorlar, olumsuzluklar karşısında yapılması gerekenleri çeşitli yollardan halka anlatmaya çalışıyorlar, ellerinden geleni yapıyorlar ama sonuç değişmiyor.Aynı okuldaki görevini yapan yönetici ve öğretmenlerle öğrenci velileri çoğu kez birbirlerini dinlemedikleri için aynı amaçta birleşemiyorlar, eğitimin istenirse bitirilebilecek sorunları da sürüp gidiyor.

ADIM HIDIRELİMDEN GELEN BUDUR
reklam
reklam

Halk arasında istendiği halde daha iyisi yapılamayan işler için söylenir: “ Adım Hıdır, elimden gelen budur.”

 

Bazı öğretmenler, bazı öğretmen sendikaları, kamu yararına çalışan bazı derneklerle vb. on yıllardır öğrenci yararına olmayan eğitim yöntemlerine, ders izlencelerine, sınav yöntemlerine bazı yasa dışı uygulamalara vb. karşı çıkıyorlar, olumsuzluklar karşısında yapılması gerekenleri çeşitli yollardan halka anlatmaya çalışıyorlar, ellerinden geleni yapıyorlar ama sonuç değişmiyor.  Aynı okuldaki görevini yapan yönetici ve öğretmenlerle öğrenci velileri çoğu kez birbirlerini dinlemedikleri için aynı amaçta birleşemiyorlar, eğitimin istenirse bitirilebilecek sorunları da sürüp gidiyor.

 

Bu günlerde bazı öğrenciler bir okula girme çabası içindeler. Kendi yeteneğini, ilgi alanlarını bilemeyen çoğu öğrenci, gösterişli yapılara, anlatanların güzel sözlerine bakarak okul ya da bölüm seçiyorlar. Onların bazıları, seçtikleri bölüm kendi ilgi alanlarına uymadığı için yeniden sınava girmeye adaylar… Onca zaman, emek, para yabana gidecek.

 

Herkes çocuğunun ekmek parasını severek çalışacağı bir işten kazanması için çabalıyor. Öğrenci konularını ders saatinde öğrenebilse kalan zamanlarında da eğitimi için gerekli olan eğitsel çalışmalara, kültürel etkinliklere vb. katılacak, bir işin başına geçerek deneyim kazanacak, kendi yeteneklerini, ilgi alanlarını bilme olanağı bulacaktı. Okulun işlevini iyi yapması biraz da bizim öğrenci ve öğrenci velileri olarak ilgimize bağlı oluyor.

 

Yasalarımıza göre Türkiye Cumhuriyetinin tüm yurttaşları din, dil, ırk, cinsiyet, siyasi görüş, mezhep ve sosyal durum ayrımı gözetmeksizin yasa önünde eşittirler ama çoğunluk kendileriyle ilgili yasaları, yönetmelikleri okumaz.

 

Atatürk diyor ki:  “Bir ulus, eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş alanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferler kalıcı sonuçlar veremez.”  Ne yazık ki eğitim ordumuzun eğitimi sorunlu…   Öğrencisini iş içinde eğiten, sınanmış, başarılı olmuş Köy Enstitüleri örneği varken iki de bir eğitim yöntemi, eğitim izlencesi vb. değiştiriliyor.

Parası olan da parası olmayan da devletin okulunda eğitimini sürdürüyordu. Öğretmen yetiştiren okulların kapatılması devletin okulunda verilen parasız eğitimin elimizden gitmesine neden oluyor.

 

Eğitim sorununun TBMM’nde gündeme alınması gerek ama…

Parti başkanı, il başkanı, milletvekili…   Çoğu kez hepsinden Millî Eğitim Bakanını eleştiren bir demeç, o kadar… Eğitimin asıl sorunlarına değinilmez.

 

İlgililerin çoğu dinler görünür, “doğru, çok haklısın, yetkililere götürelim” denir.  Bazı yetkililer notlar da alırlar ama bir iş çıkmaz. Bir gün ilgilendiğim partinin genel merkezinde eğitim komisyonunda çalışan bir görevli. “ Sizin bu söylediklerinizi partide kime anlatacaksınız, dinleyecek kimi bulacaksınız ki” dedi. Dediğinin doğru çıkması içimi sızlatıyor.

 

 

Yıllar geçiyor…  Eğitim cephesi karmakarışık…

Partilerde belli sayıda insanlar… Seçimde kendilerinin yeri ne olacak…  Kim seçimi kazanacak… Birileri seçim kazanıyor ama on yıllardır her seçimde kaybeden, çocuğu, devletin okulunda eğitilmek zorunda olan dar gelirli ve eğitimsiz yurttaşlarla gençliğimiz ve geleceğimiz oluyor.

 

Okullarımızda verimli çalışma ortamı sağlansa öğrencinin çoğunluğu sınav kazanamasa da bilgili, kendi sorunlarıyla baş edebilen bir kişi olacak ama olamıyor. Bu nedenle sınav kazanamayan, ataması yapılmayan, iş bulamayan vb. nedenlerle canına kıyanları duymak ciğerimizi dağlıyor.

 

“Adım Hıdır, elimden gelen budur,” durumuyla karşı karşıyayız. Olumlu bir sonuç alınamayınca %22 dolayındaki özverili öğretmen öğrenci velisine ulaşamıyor, öğrenci velisi de öğretmene…

 

Yeni eğitim yılına aynı sorunlarla girmek istemiyoruz!

Haklıyız, yasal haklarımızın yasal yoldan sahibi olmak istiyoruz!  Atalarımızın sözünü dinleyip “Birlikten kuvvet doğar” demekten başka seçeneğimiz kalmıyor sanırım…

 

Sağlıcakla kalın.

 

Hasibe YILDIRIMTüm Yazıları
reklam
Yorum Yaz

gomoviesmaltepe escortalanya escortkonya escortatasehir escortantalya böcek ilaçlamayozgat otel
paykasa satın al